5 Mayıs 2009 Salı

"rüya gibi sevsek şimdi aşk bu kadar zor mu?"


Güzellik yarışması üzerine güzel hissiyatlar;

Burcu Esmersoy, benim gönlümde Türkiye 1. güzelidir. Kim 4. seçtiyse, vizyonsuz olduğunu kabul etmelidir.

Bu ülkede, upuzun boylu kızlara eşlik edecek uzun boylu erkek yok mu merak ediyorum.

Yarışma birincisinin ölçüleri, jürinin güzellikte orantıya önem vermediğinin bir ispatıdır.

Genç nesil nasıl serpilmiş, neden bu kadar serpilmiş? Herşeyin suçlusu hormonlar mıdır acaba?

Acun Ilıcalı, “Var mısın Yok musun”a seçtiği güzel kızlar ve Acun Firar’da geçmişi ile bence bir güzellik yarışmasına seçilecek en ideal kişidir.

Serdar Bilgili de aynı mantalitede sevgilileri referans alındığında bir jüri için en yanlış kişidir. Bakınız Lerzan Mutlu, bkz. Gizem Özdilli gibi sayısız birbirinin aynısı abla.

Ben kızım olsa, sanırım güzellik yarışmasına girmesini istemem. O giydirdikleri kıyafetleri ve saçma sapan danslarını geçtim de, öpücük yollamak da nedir Allah aşkına?

Adı güzellik yarışması olan bir yarışmada neden akıl aranıyor, neden aynı klişe sorular yıllardan beri soruluyor anlamış değilim. Gerçi kraliçe’nin verdiği sempatik ve bir o kadar doğal cevapla, mantıklı bir cevap için kasmanın gerekli olmadığını da anladık.

Bu yarışmada sonrasında kesin emin oldum hazırlık kampında, kızlara güzel seçildikten sonra hem sevinip aynı anda gözyaşı dökmenin dersini veriyorlar. Bir tepki üçlemesi bu kadar mı aynı olur yahu? Hafızam beni yamultmuyor ise bu konuda da farkını konuşturan kişi yerinde zıplamasıyla Hülya Avşar’dır herhalde.

Türkiye’den bile yarışmaya katılmayıp, 1. seçildikten sonra hiç beklemiyordum demek ne kadar komik duruyor keşke bunu da biri kızlara anlatsa.

Bizim alıştığımız gurbetçi profili ülkesi hakkında fazla detay sahibi değildir ama bu güzel kızlarımız maşallah konu güzellik yarışması olunca en bilgi sahibi kişiler olabiliyorlar. Ulen insan bizim memlekette güzellik yarışması varmış oraya gidicem ben der mi yaa?

Yarışmanın en sevindirici kısmı, Hadise’nin o kadar uzun ve güzel kız arasında güzelliğini!!! sergilemesi oldu. Facebook accountum yok ama “hadise güzel değildir” grubu oluşturulursa seve seve bir account sahibi de olurum.


1.84 boyunda birinin “best model” seçilmesini anlarım ama en güzel kızlardan biri olmasını rasyonel bulmuyorum. En nihayetinde alışılageldik bir güzellik anlayışı yok mu bu ülkede? Bir de Türkiye’de kadınların boy ortalaması 1.55 iken, 1.84’lük kızı Türkiye’yi temsil etmek için göndermek de hafiften sahtekarlık sanki.

Uzun boylu genç kardeşlerimizin yanına 1.72’lik kızları aday diye almak da jürinin adaletsizliğidir bence. Ne kadar güzel olursa olsun, orda öne çıkma şansı olmayan birini yarışmaya almak, ilk 10’a girmez ama 20’nin mutluluğunu yaşasın tesellisidir.

Bence zaten güzellik yarışmalarında ilk 10 elemesi olmasın. Yani ilk 10’a kalamayanlar, ilk 10’a kalıp da dereceye girenlerden daha mı çirkin, ne gereği var böyle bir ayrıma. Kırmayın gencecik kızlarımızın gururunu.

Yarışmanın bir tekrarını izlemiş biri olarak söyleyebilirim; bence kraliçe erkeksi hatları olmasına rağmen güzel. Daha güzelleri var mıydı sorusu için bir kaç tekrar daha izleyip, güncel fikriyatlarımı sizinle paylaşırım.

Bir zenginin derdi züğürtün çenesini yorar babında yazımızın daha sonuna geldik, esenlikler dilerim sayın okur.


ps. Başlık şarkısı; "Aşk bu kadar zor mu?" ile Redd.




1 yorum:

Fery... dedi ki...

süper yazmışsın :) edit eden olmadığım için şimdi okudum çok keyif aldım :)