16 Nisan 2009 Perşembe

"cennetin kapısını çalarken yalancıyım"


Hep böyle olur. Başınıza bir şey geldiğinde asla hazırlık değilsinizdir. Sokakta yürürken insanlarınnasıl olup da dünyanın ekseninden çıktığını farketmediğini merak edersiniz. Zihninizi allak bullak eden bir işaret, bir ipucu ararsınız; bir an gelip bir şeyin topraktan çıkmış bir kök gibi ayağınıza takılacağınızdan eminsinizdir. Kendine kendine sorarsınız: "Nasıl olur? Ya eğer?"

Jodi Picoult- Yapboz
...
"...aldırma mutluluğun zamanı yok çünkü. İnsan geriye dönüp baktığında sadece güzellikleri hatırlıyor. O yüzden ufak tefek şeylerle canını sıkma fırsatın varken seni mutlu eden şeyleri görmeye bak. Çünkü zaman hızla akıp gidiyor. Ben 102 yıldır buradayım ve hala yaşanacak güzellikler var. Bu yüzden sen dünyaya mutlu olmak için geldiğini sakın aklından çıkartma ..."
İki alıntı arasında bir alaka aramayın. Yukarıdaki satırları kitabımdan çalarken, 2 gündür duyduğum Coca Cola reklamından da bir kuple sizinle paylaşmak istedim.
Bu reklamla beraber Coca Cola'nın reklamlacılarının kazandığı paranın analarının ak sütü gibi helal olduğunu da bir kez daha anlıyor ve yeteneksizliğimiz gerçeği ile bir kez daha baş başa kalıyoruz.
...
Kendime not: İsbankası reklamı hakkında da depresyon tabanlı bir yazı yaz.

1 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

işbankasını şu her gece kitabın aynı sayfasında sızıp kalan "çalışan modern kadın" reklamı beni de depresyondan depresyona sürüklüyor :(