8 Nisan 2009 Çarşamba

"büyüdük büyümeden , büyüdük güvenemeden "


Gerçeği itiraf etmekte sakınca görmüyorum çok çabuk keklenebilen pek saf (ilkokuldaki kalbim kadar temiz ) bir bünyem var. Kulakları çınlasın lise arkadaşlarım çok fena işletmiştir beni bu sebeple. Yine de çok şükür bugüne kadar süper bir dolandırılma hadisesine adım karışmadı. Bizim ailede bu kandırılmalar daha çok dedemin görevidir zaten. Bir de bünyemde nereden geldiğini bilmediğim bir manyak çekme özelliği var ki, bu sebeple de hayatımın belirli dönemlerinde tuhaf tuhaf hadiselere tanık oluyorum. ( bu sayede azıcık yazı konusu çıkıyor bereket)

İstanbul’da yaşayıp türlü kazıklanma yöntemleri ile henüz yüzgöz olmayan şanslı kullar var mıdır çok merak ediyorum. Misal ben 8 -9 yıldır buradayım, vardır pek çok hikayem. En sonuncusu da dün akşam gerçekleşti.

Plaka veremeyeceğim en azından lokasyon verelim olay mahali Ortaköy;

Katılımcılar; Ben, führerschein, genç ve araba sahibi çocuk, genç ve araba sahibi çoçuğun arkadaşı.

Akşam vakti taksi bekleyen biz iki zat-ı muhteremin önünde birden araba markasını şu an hatırlayamadığım bir araba duruyor ve araba kullanan çocuk ilk olarak “buradan Sabiha Gökçen’e nasıl giderim acaba?” sorusunu soruyor.

Ben de “ahh yazık yavrum herhalde şehir dışından geldi Ortaköy’deyken Sabiha Gökçen falan diyor” diye üzülüyorum. Sonra çocuk konuşmaya devam ediyor, ben kız başımla arkada daha çok izleyici gibi kalıyorum. Bu pek değerli genç çoçuk, bir parfüm standında görevli olduğunu Cevahir Alışveriş merkezine ürün getirdiğini ama şimdi geriye dönecek benzin parası olmadığını, bizim 40 TLvermemiz durumunda kendisinin de bize bir parfüm teslim edeceğini falan filanı bir çırpıda anlatıyor, arada bir kimlik gözüküyor ve ben sahtekar değilim bakın falan replikleri de geçiyor.

Ben çocuğu hala yol ve iz bilmez diye düşünürken; “ ee Kuruçeşme’de var benzinlik diyorum” tüm bilmişliğim ile. Çocuk da ama işte “param yok ki” diyor, tabii o arada “ ee kardeşim o zaman bu teklifini benzinciye sun” demiyoruz, paramız yok yanımızda falan filan diyoruz, çocuk hala şansını zorluyor ve en nihayetinde gidiyor. Bu insan evladının yanında bir insan evladı daha var, kendisini bu diyaloğa dahil etmese de durumdan parasız bir şey olduğunu da idrak ediyoruz.

Velhasılı kelam akşam akşam yeni bir “ya tutarsa” denemesi ile karşılaşıyoruz ki, ben acayip de şaşırdığım için sonrasında bunu genelde kazıklayan tarafta olan bir taksiciye de anlatıyorum. Yine de sosyal bilincim her şeyden yüksek bunu da yazı konusu yapıyorum ki, benden çok daha saflar varsa okuyup akıllarını denk alsınlar.

Ne de olsa bu ülke, polisten arıyoruz bize şu kadar kontör gönderin diyen bir sürü dolandırıcı ve benden daha saf bir sürü insanla dolu.

edited by fery.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

walla bizim cocukken dukkanimiza gelirdi bunlardan ..
bir dolu parfum getirdim elimde patladi , bakin ben gemide calisiyorum ahanda kimligim yapardi..

dunku tam zirzop..cikarmis thy kimligi gosteriyor.. ulan duty free de calisan adamin cevahire parfum goturmeklen ne isi olur.. onu gectim thy kimligi nedir be salak :)thy & duty free birbirinden ayri isletmeler..

ben pilotum diyip kizlari kandiran calisanlar bile duydum oyle soylim .. siz siz olun bos bulunmayin, bu insanlar genelde anlik bosbulunmalardan faydalanir..

eee "catch me if you can " dimi ama filmini bilem cekmisler.

sevgiler

fuhrerschein