26 Şubat 2009 Perşembe

"yenilip bu aşkı terketmek de var"


Dün akşam Canım Ailemi izleyip de, Seyhan haklı mı haksız mı şimdi sorgulamasını yapmayan kalmamıştır sanırım.

Aslında dizinin ikinci bahar kıvamından ötürü, nedendir bilinmez bu nikahtan kaçma sahnesi de çok tanıdık geldi bana.

Diziden bir haber olanları da yazıya katmak için ön bilgi; Seyhan ablalarının yanında rol yapma yeteneği en az olan ama uğruna büyük savaşlar verilecek bir kardeşimiz. Birde gözaltında genetik olduğunu düşünüğüm torbalar var ki, aldırırsa bende seyirci olaraka rahatlayabilirim.

Neyse efendim bu Seyhan’ın memleketlisi de olan Halim adında kurufasulyeci olan ( kurufasulyeyi adana yemeği sanıyor) bir nişanlısı var. Klasik taşrada beraber yürüyüp, sonra gerçek hayatda yolları ayrılan sevgilisi hadisesi var. Seyhan okumuş etmiş ve hassas bir kız iken, Halim tam bir yurdum insanı. Seyhan’ı çok seviyor ama işte sevmek de herşeye deva olmuyor. Sonra ortaya Ali çıkıp geliyor ki, Seyhan’ında gönlü ufaktan ufağa Ali abimize kayıyor.

Ali kardeş de( az önce abi olan) tüm hakaretlere layık olan nişanlısından yakın zamanda boynuz yemiş ( hemde en yakın arkadaşıyla) gönlü kırık bir deniz sevdalısı. Am Allah için efendi coçuk, o da ufaktan ufağa ( bileklik hadisesi ile) seviyor Seyhan’ı.

Halim de saf ama saf değil, seziyor tehlikeyi ve evlilik faaliyetlerini hızlandırıyor. Seyhan istese, dünyadaki herşeyi ayağının altına serecek kadar çok aşık ama Seyhan biraz ruhsuz hiçbir şey istemiyor.

Ali olmasa, Seyhan Halim ile evlenmek zorunda kaldığı için evlenir, böyle olması gerekirdi diye yaşar gider hallerinde. Ama işe Ali çıkıyor, yoldan çıkmak için bahane netleşiyor. Ali memlekete dönecekken,” Bana evlenme dedin mi” diye haykırabiliyor mesela o sessiz kız. Ali de tutuyor kızı kolundan, hopp diye bir adalar yapıyor. Herşey başında pek romantikken, deniz havası Ali’nin aklını başına getiriyor ve diyor ki, seni seviyorum eyvallah ama ben bizim atmayı planladığımız kazığı yedim çok yakın bir zamanda, bilirim pek fena birşey bu, onun için de böyle birşey yapmaya hakkımız yok, sen git evlen Halim ile diyor. Kız da ağlamayı beceremese de çaresiz kuyruğunu sıkıştırıp eve dönüyor.

Aklı başında insanların bu durumda, ya bak Ali olmasa bile ben bu adamla evlenmek istemiyorum, konuşsam da derdimi anlatsam demesi lazım ama işte mahalle ve abla baskısı veyahut ketumluk bu lafları söylemeye engel oluyor, olan da tabiki Halim’e oluyor. Kız sanki silah zoruyla evlendiriliyormuşcasına düğüne hazırlanıyor, durgunluğu da aileden ayrılıyor olmasına veriliyor.

Ali de zavallım, kendi Mersin’de ama gönlü İstanbul’da olduğu için, Samim’den naklen nikah bilgilerini alıyor.

Ortamdaki en heyecanlı insan tabiki de Halim. Kalbi de kendi de pır pır uçan kuş misali, dönüp duruyor.

Ve dizinin finaline gelirken, beklenen gelişme oluyor. Seyhan odadan çıkmadan ben yapamam diyor, yüzüğü de çat diye çıkartıp Halim’e veriyor. Burda zaten hadise Halim’in oyunculuğu ile akıp gidiyor.

Sonra siz de normal olarak sorguluyorsunuz kim haklı?

Yani Seyhan bir insanı kırmamak adına, bütün hayatını sevmediği bir adamla geçirmek zorunda mı?

Hayır

Peki bu noktaya gelmeden fikrini söylemez miydi?

İşte hep belki başarırım inancı ile son noktaya kadar sustu?

Peki Halim; suçlu mudur, mağdur mudur?

Hem mağdur, hem de aslında hissetmesine rağmen Seyhan’ın bu kadar üstüne gittiği için suçludur.

Öyleyse Ali suçlu mudur?

Aslında coçuk Allah için pek yamuk yapmadı, sonrasında git Halim’le evlen diyerek yüreğini de dağladı, ama işte Seyhan evlenmedi diye, hopp diye İstanbul’a koşmamak da gerekirdi sanki. Kızın zaten kafası karışık, dibinde bitmektense sen orda bekle kararını ver beni çağır tavrı daha mı şık olurdu bilemiyorum.

Yapılması gereken gelişmeleri takip etmek, tabii söz konusu hadisenin dizi senaryosu olduğunu da unutmamak lazım.

2 yorum:

Yasemin Yıldırım dedi ki...

Ali'nin işi hiç kolay değil. Seyhan telefona Ahsen'in alo diyip klasik Ali banyoda muhabbetini kolay kolay affetmeyecektir.

malumafatrus dedi ki...

Ahsen'in zaten maşallahı var, hem kötü hem de arsız bir insan evladı. Ama ben Seyhan'ın yerinde olsam, bu konudan önce "sen nasıl sevdiğin insana git başkası ile evlen dersin?" türünden bolca kapris yapabilirdim.