24 Şubat 2009 Salı

"unutmuşum seni ben aslında "


Popüler isimler üzerine;

Milliyet'in pazar ekinde Oray Eğin'in köpeklere köpek adı verilmesinden hiç hoşlanmadığını öğreniyorum. Aynı anda bir köpeğim olsa ismini Mert koyma planlarım geliyor aklıma, sonra Oray Eğin'in yatağın üzerindeki ayakkabılı fotolarına takılıp Oray Eğin ile ortak bir noktada buluşma gerçeğini yok sayıyorum.

Başıma kötü birşey geldiğinde, hep nedenini sorgularım. Birilerini kırmış, üzmüş ya da hata yapmış olmaktan ötürü başıma bunlar geldi diye sorgular eşitliğin iki tarafını dengelerim; bu yüzden Deniz Seki'nin perişan halini Tv.de görünce merak ediyorum, "bunlar başıma neden geldi?" sorusunun cevabının bizim kadar farkında mı?

Yıldız Tilbe gibi bir deliyi tv.ye çıkartmak ne büyük bir iyimserlik ve aynı ekranlarda İbrahim Tatlıses gibi bir ikiyüzlünün halen program yapması bir o kadar seviyesizlik.

Angelina Jolie, Oscar törenlerinde büyücü güzelliğine rağmen bana acaip yapmacık tebessümleriyle sanki zorla orda tutuluyormuş hissini yaşattı ve artık yaşlandığından mı, Angelina Jolie gölgesinden mi bilmem Brad Pitt artık bana "vay be" dedirtmiyor. Ama meselamaşallahı var, Clive Owen hiç öyle değil:)

Ayşe Özyılmazel'in Müslüm Gürses albümü hakkındaki ve Deniz Seki hakkındaki yazılarıyla örtüşen fikirlerim ve gün geçtikçe zekamı boş işlere kullanma yeteneğim sayesinde; " bir gün büyük bir gazetenin ekinde yazarım, koşarım bir konserden diğerine" diye umutlanıyorum.

ntv.deki tadı damağımda programı sayesinde artık bir Vedat Milor takipçisiyim. Sevmekle sevmemek arasında bir yerlerde, gittiği yerleri iştahla yediği yemekleri takip ediyorum ve yemek yeme iştahına cidden hayran kalıyorum. Ama bu işe hiç özenmiyorum, çünkü bendeki bu 10 yemek, 3 sebze, 23 meyva ile sınırlı damak tadıyla gurmelik yapmamın mümkünatı yok ...Ama ambians ve servisi pe güzel değerlendireceğime inandığımdan, fırsat verilmesi durumunda acemi bir yemek kritikçisi olabilirim.

aslında şuan yapdığım iş dışında herşeyi yapabilirim gibi ki, biz buna kedi-ciğer hadisesi diyoruz.

2 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

Pazar öğlenleri saat 12'de Vedat Milor'un programının tekrarı var, nasıl acıktırıyor nasıl acıktırıyor!!!

ayrıca Ayşe Özyılmazer resmen ilişkileri sayesinde o noktaya (!) geldi, yazıları çok uyduruk, rahatlıkla bin basarsın ona! ama bir Haşmet bir Okan var mı geçmişinde?? :P

malumafatrus dedi ki...

hıncal'la kanka olsam diyorum. Birçok kez aynı sinema salonunda film izlemişliğimiz var, cesaret edip sizinle dostsal düzeyde bir ilişkimiz olabilir mi diyemedim:)