28 Şubat 2009 Cumartesi

"çok şaka yaptıysam , aslında korktuğumdan"


Bu haftaki haftalık'dan inciler...

"Ben çok makul birşey istiyorum. "herkes mutlu olduğu yeri bulunca orayı bırakmasın. Çok fazla kurcalamasın hayatı. Çabaya gerek yok, elde olanla yetinmememizi isteyen güçler var. Bizi yormak, bizi yıpratmak istiyorlar. Benim mutluluğum halıda, seninki nerde bilmem.

"Ne olursa olsun o mutlulukla yetin, onu hiç bırakma" dedim."

Umut Sarıkaya- Harika Bir Gün


".....Çok bağırdım ama var ya...Kocaman adama... Hiçbirşey demedi, özür de dileyemiyo tabi, bozulup küsecek hali de yok, gülerek geçiştirmeye çalıştı ama eminim içi acımıştır...

Sonrao leke çıktı t-shirt'ten...Ben de babama çok iyi davranarak telafi etmeye çalıştım ama şu an hala içimde bi pişmanlık var. Sen ne diye eski bir thisrt için bağırıyorsun yaa banbanana. Çok ayıp oldu, özür de dilyelemedik kaldı öyle... Ama o hala oğlunu canından çok seviyor ne acaip bişey di mi?

"Anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı?" sorusuna fütüursuzca verdiğim o ilk cevaptan itibaren azarazar sürekli üzüyorsun aslında. " o kadar olur" da denilebilir tabii ama keşke mümkün olsa becersem de hiç kırmasam. Çünkü hakkaten bundan sonra çok fazla birarada olamayacağımız düşüncesi eziyor geçiyo adamı.."

Ersin Karabulut- Sandık içi

Ersin'in karükatürler olmadan öykü bütünlüğü olmaz ama benim ki ağzınıza bal çalmak zaten, siz bi koşu hemen uykusuzu alın diye buralara alın teri, el emeği ile kopyalamalar yapıyorum.

1 yorum:

kusburnu dedi ki...

beni bitiren bir köşe çizmiş ersin bu hafta.. okudum ve ulan dedim daha geçen gün aynı şeyler düşündüydüm.. nasıl ödeyeceğiz biz bu anne-baba hakkını!