24 Şubat 2009 Salı

"bazen eski sözcüklere bakmaz mısın?"


Schopenhauer bu yalnızlık olayını seve seve kabul etti.
" Dünyada tek bir seçim vardır: kişi ya yalnız olmayı ya da kalabalığı seçer" diyor, gençlere, yalnızlıkla nasıl başa çıkılacağının öğretilmesi gerektiğini söylüyor ısrarla: " Çünkü insan ne kadar az başkalarıyla iletişim kurmak zorunda kalırsa o kadar iyi durumda demektir." Schopenhauer'e göre aklı başında herkes insanlarla bir süre yaşadıktan ve çalıştıktan sonra "toplumsal yaşamdan elini eteğini çekmek isteyecektir; bir okul müdürü, etrafını saran gürültücü ve yaygaracı çocuklarının oyununa katılmak konusunda ne kadar niyetsizse, o da etrafındakilerle iletişim kurmak konusunda o kadar niyetsiz ve isteksiz olacaktır."

Alain de Botton- Statü Endişesi

Bu yazıya dayanarak ve haliyeti ruhuma bakarak, aklımın gayet başında olduğunu idrak ediyor ve pek bahtiyar oluyorum...

Yani kıssadan hisse; yalnızlık, afilli ve bilinçli olduğu sürece pek güzel bişey sayın okur.

2 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

yeni öğrendiğim dizeler:
"insanlar , ya ölürler ya terkederler bizi
yalnızlık, yalnızca yalnızlık çizer kaderimizi."

aklın başında,kafan rahat olsun :))

Fery... dedi ki...

Allah yalnız bırakmasın seni tuğba, yalnızlıktan bahsederken yanında yamacında hayatında kaç kişi var bi fark ederek yazsan o zaman aslında anlayacaksın belki de seninkinin bilinçli ya da afilli nsl tanımlanırsa tanımlansın yalnızlık olmadığını...

Yoksa yalnızlık inanılmaz soğuk bir şey... Savunulası bi yanı yok yani...