11 Şubat 2009 Çarşamba

"artık seni seviyorumlar yok"


Güzide mahallemizin, tam anlamıyla halk marketinin girişinde balonla oluşturulmuş kırmızı kalbi gördükten;

Gittiğim kuaförün 14 Şubat için özene, bezene süslendiğini gördükten sonra;

ve adalet bakanlığı'nın 14 Şubat'ta mahkumlara açık görüş imkanı verdikten sonra;

Nry'ın bitmek bilmeyen üsküdar yokuşlarını çıkarken yolun ortasında aheste aheste duran sevgililere söylediği derin cümle çınladı kulaklarımda;

"sevgililer kaldırımdan yürüsün"

Gerçek söylüyorum, her sene daha bir antipatik geliyor bu faaliyetler, en çok da bişey yapmak zorunlulukmuşçasına herkesin( tabiki hemcinslerim) "ne yapıyorsunuz 14 Şubat'ta?" sorusuna derin duygular besliyorum:)

Tüm restoranların, mağazaların, dükkanların falanların filanların ekmeğine yağ süren bu gündem maddesinden bende faydalanmak istiyorum ve bu yüzden de bu konuyu yazı konusu yapmaya devam ediyorum.

Mesela şunu merak ediyorum;

Hani anneler gününde sadece kendi annenizi değil, etrafınızda tanıdığınız annelerinde anneler gününü kutlarsınız ya; 14 Şubat'ta da sevgilisi olan birilerini de kutlamak gerekir mi?

Bu hafta içinde tek taş satışlarını yüzde kaç oranında artar?

14 Şubat iş gününe denk geldiğinde mi, haftasonuna denk geldiğinde mi, çiceklerinin işlem hacmi daha yüksek olur?

Hıncal Uluç'un sweatheart'ı hala Ece Gürsel midir?

Bu güne dair derin hissiyatlarını okusam kesin, işte bu ya diyeceğim Mansur Forutan kim bilir nerelerdedir? ( http://www.sabah.com.tr/2005/02/12/yaz37-10-119.html

Hiç yorum yok: