29 Ocak 2009 Perşembe

"zaman tüneline girdim, çıkabilmiş değilim"



2 hafta önceki Uykusuz'daki Umut Sarıkaya yazısını ( Benim de söyleceklerim var) nihayet bugün buraya yazabildim. Tamamen bileğimin hakkıyla okudup ve yazdım ama tabii ki, başka bir yerlerde olsaydı da bu yazı kopsalaydım diye de şansımı denedim. Neyse efendim, bence bütün yazıları gibi çok eğlenceli, ama asıl komik olan yazının 2. kısmını yani bir sonraki dergiyi almama rağmen okumadım. OKuyanlar yazıyı özeyleyebilir, okumayanlar benim yazdığım kısımdan devamını tasavvur edebilir zira bir haftadaki yazının bile ancak yarısını yazabildim. Yazıdaki karikatürün ile konula hiç alakası yok, ben ve hayal gücümün bir kombinasyonu diyebiliriz.


Birlikte eğlenen gruptan bir kişiyi tanıyanın Allah yardımcısı olsun. Hele bir de utangaç, çekingen biri olarak biliniyorsa o kişi mezalime dönüşür o gece. Biliniyorsa diyorum çünkü kendimden biliyorum aslında hiç de utangaç biri değilim. Ağzıma geleni çekinmeden rahat konuşurum. Sadece başkalarının hayatlarıyla pek ilgilenmiyorum. Hayır dostlarım yüz bin kere hayır bunu katiyen “ götü kalkıklık” olarak addetmeyin. Bu hep böyleydi. Adam gibi çocuktum. Meraktan, şaşırmadan zerre eser yoktu bünyemde. Misafirlikte bu yüzden çok sevilirdim. Niye sevdiklerini o zaman hiç anlamazdım. Düşünsenize sizi hiç merak etmeyen, sizin görüşlerinizle de düşüncelerinizle de hiç ilgilenmeyen bir adam evinize geliyor, saatlerce bi kelime etmeden kanepede oturup televizyon izliyor, gelen meyveyi , çayı yutuyor, yeri geliyor tuvaletinizi sıçıyor ve gidiyor.Ve siz çok memnun kalıp, annesini tebrik ediyorsunuz, güzel evlat yetiştirmişsiniz diye. Olacak şey değil. Hepimiz sonuçta çok ortalama hayatlar yaşıyoruz. Ortalama bir hayat tarzı var, başbakanından normal vatandaşına kadar kimse çok acaip bişey yapmıyor. Ayağın filan var, bakıyorsun ayağına evire çevire, üşüyorsun yürüyorsun yoruluyorsun uyuyorsun acıkıyorsun. Bütün bunları dünyadaki herkes yapıyor işte. Ortada gerçekten çok merak edilecek bir durum yok. Bütün bunları bilen biri olarak bi insanla tanışmak gerçekten çok gereksiz bişey diye düşünüyorum. Ne yapıyoruz lan biz bugüne kadar 700 insanla tanışmışımdır belkide. Ne işe yaradı hala çözebilmiş değilim. “merhaba ben tunç” , “merhaba tunç ben de umut ayağın var biliyorum Tunç”, “ evet ayağım var, sen de bir yerlere ulaşmak için yürüyorsun biliyorum Umut”. İnsanlarla ortalama bu şekilde tanışıyoruz işte. Şimdi ben bu yaşıma kadar onlarca Tunç’la, Nihat’la, Murat’la tanıştım. Ne oldu söyler misiniz ? “ Olur mu canım işte bir insanı tanıyorsun, onun fikirlerini görüşlerini öğreniorsun, sana bişey katıyor” diyenle selamı keserim bilmiş olun. Amaç bilgi edinmekse gerçeğe ulaşmaksa bu tanışma yolu olmamalı. Herkesi anlattığı kadarıyla bilebiliriz. Şimdi bu kadar yıldır sizlerle yüzyüze bakıyoruz, ben yazı yazıyorum sizler okuyorsunuz dile kolay 6 yıl olmuşç Bütün bu 6 yıldan sonra ben bi panel düzenleyip sizlere” sevgili okurlar bu zamana kadar gizledim ama artık gizleyecek gücüm kalmadı. Benim gerçek adım Barbaros, Umut deil desemm. Şaşırmaz mısınız? Umut gibi yaşamaktan, tanışmaktan bıktım, bu oyunu daha fazla sürdüremeyeceğim, yazarlığı da batsın, dergisi de ben gidip Barbarosluğumu doyasıya yaşamak istiyorum. Bir Barbaros nasıl yaşarsa öyle yaşayacağım desem üzülmez misin? “ Vay a.mina koyiim Umut diye bildiğimiz adam barbaros çıktı” demez misiniz? Size kendimi haklı çıkaracak bişeyler derim dilim döndüğünce ama o dediklerim de gerçek mi bilemeyiz. Neyse...

Gelgelelim Tunç’a... Tunç tabii ki bende bir numara yok demeyecek. Kendini, iyinözelliklerini, başarı plaketlerini öne çıkararak anlatacak. Peki, biz bu durumda Tunç’u tanıyabilecek miyiz, “ ben Tunç’u tanıyorum. Kendini hakkında bütün bilgiyi bana verdi diyebilir miyiz?”Deriz eğer kerizsek deriz. Tunç hakkında diğer insanların anlattıklarına bakarız, ya da bir olay karşısında Tunç’un bize anlatmadığı yönünü görmeye çalışırız. Ve sonuç olarak” ben artık Tunç’un” ne mal olduğunu biliyorum diyebilir miyiz? Deriz. Biz bu aymazlık varken demez miyiz hiç. Olaylara ve anlatılanlara bakarak sadece tahmin etmek. Yemişim Tunç’ui işi gücü bırakıcaz sabah akşam Tunç’un nasıl bir adam olduğunu tahmin etmekle mi geçecek ömrümüz. Hem yorulucaz, hem de yaptığımız doğruluğundan hiçbir zaman emin olmdığın bir tahmin olacak sadece. Tunç Tunç diyip durduğuma bakmayın, bu kişi Tunç yerine, kız arkadaşınız, karınız, anneniz , babanız, kocanız, kardeşiniz de olabilir. Bir insanı tanımaya çalışmak gerçekten çekilir çile değil. Tanışmak ise bir o kadar gereksiz.

Ulan sanki her yaptığımız çok gerekli şeylermiş de bir tanışmak gereksizmiş gibi konuştuğuma bakmayın. Konuşuyorum sadece. Tanışmak isteyen kişlere ...adam gibi “ bence çok anlamsız birşey tanışmak” diye nutuk çekmiyorum. Ben de “Umut “ diyip geçiyorum. Napıcaksın hangi biriyle uğraşacaksın. İnsanlar delirmiş gibi birbiriyle tanışıp duruyor. Renkli simalarla tanışmaya çalışıp duruyor insanlık.

2 yorum:

gultig dedi ki...

bu yazi serisi inanilmaz olmus. eski dergisi penguen olsa bir kac hafta sonra penguenin sitesinden copy-paste yapabilridin. ama uykusuzda boyle bir uygulama yok!!

malumafatrus dedi ki...

o zaman bu kadar yazıyı bosuna yazdım diye üzülmeme gerek yok:)