10 Ocak 2009 Cumartesi

"asinir kayalar gibi kalpler zamanin onunde"


Nihayetinde bugün dali sergisini ziyaret etmeyi başaran bünyemin sergi notları:


* Herkes dali aşkı ile yanıp tutuşuyormuş ki, bugünkü sıra da bu aşkın kaç zamandır sönmediğinin bir ispatıydı,

* Gezdiğim müzelerin arasında ( Rahmi Koç Müzesi, İstanbul Modern ve Sabancı Müzesi) lokasyon avantajına rağmen, 3. sırayı aldı sabancı müzesi,

* Benim gibi sanat anlayışı sınırlı olanlar için, dali'den ziyade köşk daha cazip geliyor,

* Sanattan anlamasam da bir serginin bu kadar kabalık da gezilemeyeceğini biliyorum ve bu yüzden gezmek isteyenlere sergiyi haftaiçi ziyaret etmelerini öneriyorum,

* Atlı köşk zenginlik şaşasının ne kadar yorucu olabileceğine bir örnek teşkil etti benim için ki bide koçların ki halka açılırsa bu konudaki genel kanaatim oluşacaktır.

* Sanattan anlamadığım için olsa gerek herkesin bütün eserlerin fotoğraflarını neden çektiklerini pek tabiki anlamadım.

* Dali'nin hayat hikayesi ile iç içe geçmiş kronolojiye bakarken ne kadar kör cahil olduğumu hissettim, bu azıcık burktu tabii beni.


* Atlı köşk'ü yıldız parkına benzettim, bunun içinde köşk'ün bahçesine sık sık ziyaretlerde gidip, sanattan da azıcık payımı alabilirim ama yinede sanattan hele de sürrealizmden anlayabilmek benim için epeyce uzak gibi...


Yani Dali geldi de gitmedim demeyeceğim, bu ziyaretin giriş, gelişme ve sonucu bence budur ...

Ne diyelim hayat beni sanattan uzak tutsun...

Hiç yorum yok: