28 Aralık 2008 Pazar

"yenisi gelmez, eline geçmez hele ki değeri hiç bilinmeyen"


yeni yıl geliyor diye herkeste bir istek, dilek hali almış başını gidiyor.


Ben geçmiş yıllardan aldığım ve kişisel tarihimin olgunluk evresine ( eşşek kadar olma diyelim biz buna) girmemden ötürü bu sene farklı bir yol izlemeyi planlıyorum.


Zaten herkes hayatında yapamadığı başaramadığını yeni yıl halleder diye habire yeni yıla misyon yüklüyor ve bu durumda yeni yılın daha kendi yokken kamburu çıkıyor. Bende de bu yeni seneden öle aman Allahımlık hayal ve beklentiler yok. Eee diyorum ki iki sıfır sıfır dokuz ile bir anlaşma yapsak, ben saçma sağ-pan birşeyler istemesem sadece desem ki benim için doğru olanı getirsin yeni yıl bana, sonrada yeni yıla güvensem ve başıma gelen herşey için başıma bu geldiyse, olması gerektiği içindir desem, kendimi pek güzel avutsam...


Aslında adil bir anlaşma gibi de, yeni yıla hangi şartlar halinde güvenilir onu bilemiyorum. Ben olsam bu kadar beklentiyle feleğim şaşmıştı, şimdi benim iki kuplelik dilek de bu kalablık da havaya uçarsa, dünyanın en saçma şeyine bile yarabbi şükür diyebilecek hale gelebilirim sanki.


bunun için yine iş başa düşüyor. size de önerim, koca bir yıla o kadar şey yükleyeceğinize hergüne orta derecede bir iyimserlik ve heyecan ile başlamanız, sonrasında pek tabiki azıcık siz, azıcık kader, azıcık da şans ile yürür gider bu oyun.

Sonrasında da tek yapılması gereken şükretmek olur inşallah.

Hiç yorum yok: