8 Aralık 2008 Pazartesi

"hiç sormadan gidişine bakıp ağlasam"




Kurban kesme halleri ülkemizin hallerine ayna tutan bir durum... İçimizdeki vahşeti daha net görebildiğimiz, ne kadar beceriksiz, şuursuz, hırslı falan filan olduğumuzu bu bayramlar ve tv.ler sayesinde pek net görüyoruz. Yani aslında kurban kesmek artık dini görevden ziyade bir katliam gibi ülkemiz için.

Bizim aile içinse olağan birşey sanıyordum bayramı. Annanem ve dedem için kurban kesiyorduk ama onun dışında maksat muhabbetti, ama bu bayram farklı gelişti bazı şeyler...
Dedeciğimin iyi niyetiyle giriştiği ortak kurban hadisesinde, ineğini fahiş fiyatlara pazarlamayı bilen yurdum tüccarı söz konusu kesim olunca anlaştığı kasaplarla kısa süreli bir birliktelik yaşadığından, acemi kasaplara muhtaç olmuş, inekleri kesmek de azıcık yalan olmuş.

Bu değerli acemi kasaplara da pek değerli kurbanı kurban etmek istemediğinden, bizimkileri o kadar para verdiniz ama siz yinede yarın gelin doğru düzgün halledelim bu işi falan demiş. Bizimkiler de çaresizliklen eyvallah demiş gelmiş.

Neyse efendim, insanoğlu birşeye koşullanmaya görsün. Kurban kesilmeyince meşgale de ortadan kalktı ve bizimkiler birden kendini tuhaf bir boşluk da buldu. Bayram ziyaretinin kurbanın 1. günü yapılması mümkün değil, eve hapsolduk ama fakat ve lakin birşey eksik. Yani meşgalesi olmasa da benim etobur ailemin et yemesi gerekiyordu ve sırf bu yüzden marketten gidip et alındı kavurma yapıldı. Tabii ben pratik bir insan olarak ee bütün bayramlarda bu uygulamaya gidilse dedim ama gördüm ki, benim ailem ( en azından annanem ve dedem) geleneksel kanattan, bunun içindir ki kurban bayramı için kan dökümüne devam edecektik.

Kırmızı et sevmem, yeni kesildiğini bildiğim, kokusunu sevdiğim kırmızı eti hiç sevmem, kavurma falan da yemem, bunun içindir ki benim için tuhaf ve acı bir gerçek oldu bu:)

Yarın kazasız belasız kurbanımızı kesebilirsek bayramı gerçekten hissedeceğiz, yok yine bir aksilik olursa halimiz ne olacak bilemiyorum:)




ps. Ertuğrul Günay'ın kurban kesimi yerine bağış tavsiyesini duyunca; vaybe AKP kurmaylarından biri bunu diyordiye azıcık umutlanmıştım ama/fakat ve lakin kendisini şehrin girişindeki karşılamaya vekilini gönderen ( yada vekilin vekili) Ordu valisi için esip gürleyince, bu yanlışla tüm doğrular gitti, bağış hadisesi bir süre daha politik kulvardan uzakta kişisel doğrularımızda kaldı.




Hiç yorum yok: