12 Aralık 2008 Cuma

"sapmayacak sandığım yolumdan beni döndür"


Bütün tatil boyunca Yemekteyiz izledim. Bundan dolayı gurur duymuyorum, hatta bugün girdiğim bir mağazada insanların bu program hakkında konuşmalarına tanık olunca onlarla böyle bir ortak noktada buluştuğum için kendimden hafiften utanç da duydum, asıl önemli olan babam ki, kendisi izlediğim bu saçmasapan şeylerden ötürü fevkalade üzülmekte.

Psikoanaliz yapmaya gerek yok, bundan önceki bbg versiyonu herşey gibi, içinde entrika olan her türlü programa ölüp bitiyoruz. Yani bu programın karşısında house yayınlasalar, the guardian yayınlasalar tercihim inanın bana Yemekteyiz olmazdı( lütfen inanın bana sayın okur)
Neyse efendim, izlediğim ilk seri bu değil, daha önceki yarışmalara ilişkin de fikriyatım mevcut. Ama son bölüm sayesinde yazmadan durumazdım... Buyrun tüm şekilciğim ile yemekteyiz halleri;

Nil; Yüce Rabbim, bir gün kızım olur falan o yüzden büyük konuşmak da istemem ama hemcinsim olarak bu kadar utandığım bir model gerçekten az bulunur. Tüm program boyunca Ümit'e yazıp, sonrasında 3 puan vererek gerçekten kendini çok iyi ifade etti. O dudaklar, çatallı ses ve o "şaka mı" diyişi ve 2 günlük tanıdığı insanlara, "canım", "bitanem", "aşkım" türünden hitap edişi ile beni benden aldı... Evlerden ırak diyor, kendisine temelli elveda diyoruz.

Şeyda; Bildiğimiz kokoş teyze. Belliki kocası zengin, kendisi boş.. Millet yemek yapmak ile uğraşırken, o da kuaförde uzun vakitler ayırıp her programa şıkır şıkır gitti . Bu kadar süslüyken, kendi yemek gününde markete giderken neden o kadar süssüzdü, bunu anlayamadım. Kahve dünyasını da gizli sponsor aldığına dair şüphelerim mevcut. "Bana servis deme" tavrı, garson tutması ruhundaki aristokrat Şeyda'nın, puan verirken 7 puanı ev hanımlığına verdiğinden, herkese 3 puan vermesi ise ruhundaki ev kadını Şeyda'yı yansıtıyor diye düşünüyorum.

Sahra: Yaşlı bir hanımcağız. Yapamayan konuşur derler örneği... Nil'in nefret ettiği kadar nefret etmedim kendisinden, hatta yazacak pekbirşey de bulamadım kendisine ilişkin. Ama o kadar kıl masada nasıl biraraya geldi gerçekten bende anlamadım.

Naim; Uzmanlık alanlarımın biri ;bir erkeğin gay olup olmadığı hakkında 2 dk.da fikir beyan etmemdir...Doğruluğum tartışılır ama illaki bir fikir oluştururum kendime. Naim bu kadar sorgulamaya, yetiye gerek duyulmayacak kadar halini vaktini belli ediyor zaten. Mutfaktaki hamaratlığı, gösteriş merakı, en iyi ben olmalıyım hırsı, benden daha güzel olan kaşları, bişey demek istemiyorum ama... şeklinde başladığı dedikoduları ve yanmış arpa şehriyeleri kıtır kıtır yerkenki mimikleri, bazı karakteristik özellikler konusunda bilgi edinmemize yardımcı oldu, 2. birinciliği ile de kendisi epey zengin oldu.

Ümit; Bence programın en politik adamı. Aklı başında olan, hırsları da olmadığı için durumu gayet idare eden pasif agresif abi...Mantı konusunda çok haklı, bukadar büyütülecek bir olay yok. Ben 15 yaşımdayken yapardım ki, iki hamuru kapatmanın pek de yetenek gerektirmediğini düşünüyorum. Nil'in tüm yazışlarına rağmen fazla cıvıtmadı ki bu sebeple aferini hakediyor. Ama ben dostum diye konuşan erkeklerden de nefret ettiğim için acaip kıl kaptım abiye, o yüzden de hakkı yense de çok üzülmedim kendisine...

Program izlenildikçe herkes taktiği çözüyor ve programa katılan herkes bir şekilde kendisini anlık da olsa hayatımıza sokuyor. Daha nice şeydalarımız, naillerimiz olur, bize de yazacak konu olur ama 2 aydan fazla bu programın cazibesini koruyacağını düşünmüyorum. Yinede böylesine beleş bir produksiyon her şekliyle bedava rating demektir ki, show tv. programı sabah akşam yayınlayarak da sineğin yağını çıkartıyor zaten.

Bu yazıdan çıkartılamayacak sorular, sonuçlar;

1- Alışveriş tutarını yapım şirketi mi karşılıyor? Karşılamıyorsa tamamen beleş prodüksiyon:)
2- Program öncesi röportajlar evde yapıldığına göre, konukların geldiği zaman tam olarak kaç? Yani 6'da geliyorlar ama o arada ev sahibi yemeğe ilişkin birşey yapamıyor mu?
3- Sİzde anneniz programa katılsa ne yapardı acaba diye düşündünüz mü hiç?
4- Ben programa katılsam ne yemek yaparım diye düşündüm ama daha net bir listem yok, tatlım ev yapımı muhallebi olabilir ama:)
5- Mantı sosu, domates sosu veya kırmızı biber'li olmak üzere ikiye ayrılır ki biz ailecek kırmızı biberi destekleriz.

4 yorum:

guvenek dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
guvenek dedi ki...

nail gay degil bence, etilerde sahne almak icin racona uyuyor. ve ben kendisine talibim, evlensek cok kral olur:)

sahranin sofrasindaki killar ustune orttugu igrenc tulden dokuldu diye dusunuyorum.

ve alisverisparasini program veriyo, kisi basi 300diye biliyorum.

ve evet, evdeyken izledim ben de bu hafta ilk defa:) sevdalim hayat tv karsisinda bitti oyle aciklayim sana. koca yaz boyu 7-24 kitap okuyan entel merve imajimdan sonra bu da sasirtsin seni:))

malumafatrus dedi ki...

ya kendim izliyorum diye bu yorumum ne kadar objektif olur bilmiyorum ama bence, yemekteyiz programı her tür kesimden izlenebilir. Çünkü bayramda o ulusal kanal dediğimiz yerde ortalamada 6 saat gösterildi, yani tv. kapanırdı uyarı notu bile izlenirdi hali var ya aynen öyle, taş olsa izlerdik. Ama bu taş değil gayet heyecanlı bir faaliyet. Olaya entrika girmese, herkesin de izleyebileceği bir program ama ne zaman ki entrikalar dönüyor etrafta o zaman entellik çizgisinden kayıyor tabii program. Bu arada Nil için yorumunu( tahmin ediyorum aslında) çok merak etttim:)

özkan dedi ki...

bu kadar yazı var yemekteyizde 3 tane yorum görünüyor, babana katılıyorum ve bir gün mantından tatmayı diliyorum:)
iki hamur kapama bile olsa mantı mantıdır !!!