27 Aralık 2008 Cumartesi

"ben yordum ruhumu biraz da sen yor,çünkü bence şimdi sende herkes gibisin"


"Peşinden git kalbinin”….
“ ….."Peşinden git kalbinin" derken ne kadar coşkuludur o sesler.
Ya kalbin hiçbir şeyin peşinden gitmek istemiyorsa, kalbin
bu koltukta, malak gibi durmak, beynin sulanıncaya
kadar televizyona bakmak istiyorsa... Bu da katılır mı
hesaba kalbin peşinden gidilmesi gerektiği coşarak
söylendiğinde?” Ece Temelkuran


ilk önce belirtmem
gereken nokta, kendi hissiyatıma göre,
aşk, sevgi( adı her neyse) denilen şey ,
sizin tüm prensiplerinizi çiğnemenize sebep olacak,
şu dünya da hiçbir şekilde
örtüşemediğiniz kişilere de pek ala hissedilebilecek duygulardır…
çünkü benim neznimde sevgi ve yahut aşk denilen
hissiyat için bir bakış ,
bir anda
gayet yeterlidir….ortak yaşanılan zamanlardaki mutluluk, beraber
bişeyleri
paylaşabilmek o ilişkinin vadesini ve katlanılırlığını uzatır …
içinde bilim (gerçeklik) olmayan şeylerin subjektifliğinden olsa gerek,
kimileri aynı tribününde yan yana karşı takıma küfrettiği, mağlubiyetlerde
kendisi gibi
manasız surata sahip olanları severken, kimileri de karşı takımın galibiyete en çok
sevinenini, kendi sevincinin onun hüznü olacağını bilerek, beraberliklerde mutlu
olmak adına sever…..

bu kadar derine inmişken sorumuzu soralım; gece yatağınıza yattığınızda
( bazıları sabah karşı yatıyor olabilir tabii)
kalbinizin, mantığınızın ve vicdanınızın .....
hangisinin peşinden gitmeyi tercih ederdiniz?( duruma göre değerlendirme yok
genelde sadece birini barındırmak şansınız olucak)
vazgeçmek mümkün olsaydı hangisini arka planda bırakıp,
diğer ikisiyle yola çıkardınız?

Mümkünse mantık abidesi değerli klan yorumcuları bunlar aynı şeyler
değil ki,
birinin yerine diğerini tercih edelim mazeretini sunmasınlar bana….
tercih denilen şey her daim dünyadaki izdüşümü eş değeler olmaz efendim….

Bu gecede şarkı tavsiyesini başkalarına bırakıp, ü. Yaşar’ın
mısraları ile satırlarıma
son veriyorum ki, sayfamın ne kadar edebi ağırlıklı olduğunu herkeşler anlasın:P

Çaresiz olmak bişey değil
Çaresizliğini kabullenmek zor geliyor insana…


Ustat'da yayınlanma tarihi:31 Ağustos 2005, o kadar zaman geçmiş ki yazıyı benim yazdığımı bile hatırlamıyorum:)

4 yorum:

Fery... dedi ki...

zor soru mümkünse hepsi ama mutlak surette seçim yapmam gerekiyorsa ve birinden feragat etmem gerekiyorsa bu asla vicdan olmazdı... dünyanın en salak insanı olabilirim ama vicdansız olmak istemem... Ve kalpsiz de olmak istemem... mantıklı olmak sanırım benim bir adım geride bırakacağım olurdu... düşünüyorum da mantıklı olmak doğru karar vermek stratejik davranmak bıdı bıdıysa bi şekilde vicadenım ve kalbim geç de olsa güç de olsa aynı yola çıkarır beni... bu üçlemeden ikisini seçeceksen ben mantığı dışarıda bırakıyorum...

özkan dedi ki...

hoşuma gitmicek olsa da kalp geriden gelir

Adsız dedi ki...

vicdanım bana yeter, kalp ya da mantık gelse de olur gelmese de.. illa biri gelicem diyorsa buyursun kalbim gelsin, onsuz zaten yaşayamam..

kusburnu dedi ki...

vicdanım bana yeter, kalp ya da mantık gelse de olur gelmese de.. illa biri gelicem diyorsa buyursun kalbim gelsin, onsuz zaten yaşayamam..