6 Aralık 2008 Cumartesi

"artık hayatımdan çıksan diyorum, bu ikili delilik sona erse"


Hıncal gibi tatil sebebiyle kolaya kaçıp eski yazıları kopyalayım dedim sayın okur; bir baktım zamansal anlmda bugünü de pek andıran bir yazım var, elimdeki internet imkanları da sapıtmadan sizinle paylaşıyım, eski okurlara hatırlatayım istedim.


Aradığınız kişi an itibariyle araba plakalarının 10 olduğu memleketindedir, bugünkü denizotobüsü yolculuğu ( yine küçük ne yazık ki) korktuğunun aksine güzel ve rahat geçmiştir. Yol arkadaşı 4 yaşındaki zeynep ile sabah kahvaltısını çubuk kraker ile eden ve an itibariyle kendisine yabancılaştığından 3. tekil halini alan spacesahipçisi, Zeynep'in dvd player'da izlediği winnie the pooth sayesinde, yolculuk esnasında yanında oturan çocuk fobisini de pek şahane şekilde aşmıştır...


Sonu çift rakam olduğuna göre 2006 sonunda yazdıklarım 2008 sonunda yazdıklarımla benim için eşdeğerdir, yine birçok askere gidecek tanıdığım var ama artık asker mektubu yok, umutlarım var ama birazcıkda kriz var, etrafta ekonomi profoserü kesilmiş halk var, elimde resmi rakamlar var, buna rağmen an itibariyle tatil olduğu için içimde tuhaf da bir huzur var...


Sizde sağlıkta sıhatte keyiftesinizdir inşallah, tatlı yer bal kaymak kıvamında olursunuz maşallah...

.....



İş bu satırlar tamda bandırma acıklarında yazılmakta değerli okurcu. Ben deniz sabahın korunde baslayan bandırma yolculugumda uyku ve ne yazıkki lokasyon sebepleri(kucuk denizotobüscüsü halleri) ile size iki cift satır yazamamıstım, ( yani bu sefer laptop I alıpta sarjını bırakma hatamız yok sukurler olsun, yanii ben sarjı aldıgımı düşünmekteyim,yok yok aldımc nım) ama uykumun nihayete erişi ve herkesin inme hazırlıklarına girmesinin fırsat bılerek hemen ellerim klavye ile bulustu.

Space takipcilerimiz bilir ki, daha yazılması gereken iki askerci mektubumuz var ama/ fakat ve lakin 2006 yı nihayete erdirirken artık sadece askercilerimiz değil tüm klana seslenmem gerekiyordu….

Yazılarımıza genel çercevede göz atıcak olanlar 2006 daki karamsarlık , real life bunalımlarımı gayet kolay idrak edebilir.Daha önce burda da( dahi anlamındaki deeeee) çokca solediğim gibi nasıl gectı 2006 dıye degerlendırmeye pek niyetim yok. Yani benim icin çokca güsell bir hediye sunduğu için sukranlarımı sunmadan edemem pek tabiki, kaldıki fen lisesi yıllarından beri süregelen bir hayalimizi de bilgiyle gerçekleştirmenin de getirtiği tuhaf ama çokca huzurlu bizim evin hallerindeyim, bunun içinde 2006 ‘yı tamamı ile kötü anmıyacağım. Zaten şunun surasında son bir güncüğü kalmış bir yıl icin atıp tutmanında manası yok, en nihayetinde saltanatı geldi ve geçiyor… bize geride kalanların adı ya hatıra oluyor ya da umut…

An itibari ile evimin bir köşesinde satırlara dökerken yazımı tv.de söz konusu bahsin askerlik olmasından mütevellit, 2006’ın 2007 ‘ye devrolmuş halinden yazılarımın okunurlugunu da arttırmak adına eski uzun saclımı, muşta merkebimi yalnız bırakmıcak olan fenerbahçelimi, cereni buralarda derslerden kurtarması için gültigciğimi, kulaklarını çekip fırçalar atabilmek adına merkepçiğimi annelerinin dizinin dibine getirmesini ivedikle rica ederken, kendim adına gönlümü alabilmesi için upuzun listemi sıralamaya başlıyorum.

Yanlış anlaşılmasın, artık bir dakikalık fark ile yeni diye adlandırılan bir sürece dilek ağacı gibi dilekler sıralayacak değilim, yani sağolsun 2006 tüm iyimserlik hallerimi hayal dünyalarımı ortadan kaldırdı…bu sadece mevcut polyanna ruhumu nefes aldırma çalışmaları bunlar… yeni yıla has standart bir dilekte illaki bulunması gereken sağlık huzur para üçlüsünün devamı kişi bazlı değişkenlik gösterse de , ilk üçlümüz nedendir ki, mutluluk formulü için baz alınmakta…öyleyse ben herkese bol kepçeden huzur & sağlık&para üçlüsünün muhteşem iksirinden diliyorum .

Sonrasında da daha önceki yıllarda benim açımdan çokca önemli bişey olan iyi insan olma hallerini , hakeden kişilere karşı iyi insan olmak şeklinde revize ediyorum. Özetle hakede karşı kötü olduğum zaman içimin cız etmesini engelliyecek bir sistemten ötürü çokca mesut olabilirim…

Hayatsal dileklerimin somutlaştırmak gerekirse,aslında koca yıldan istediğim şey bir köpekcik sahibi olmak başlığı altında toplanabilir. Yani dün akşam national geographic te doğumlarından 6 aylık olana kadar gelişmelerini izlediğim muhteşem golden retriever yavrularından birine sahip olsam, isminin safinaz türevinde bişey koyabilsem, bir köpek sahibi olmanın en önemli faktörü için mustakil bahçeli bir evim olsa( bakınız milli piyango umutları) , istediği kadar köpeğime zaman ayırabilecek bir işim olsa (bakınız yazarcılık) daha da bişey istemeye yüzüm kalmaz herhalde… ama sonucta bakarsanız hayattan istediğim şey bir köpek sahip olabilme yetisi, hepsi buJ

Dün sabah deniz otobüslerinde başladığım satırlarım 31 aralık akşamına kadar uzadı ve sizde tahmin edersiniz ki, mevcutta olan dikkat dağınıklığım had safhaya da böylelikle ulaştı. Kafamda daha space vari bir yeni yıl yazısı vardı ama işte ne yaparsınız ki şartlar şimdilik bir cıtır cerez yazısına uygunluk sağladı…

Yeterli zaman , uygun lokasyon bide yeşil gözlüklerim olsaydı, hepinizler için içimden kalbimden geçen dileklerimi satırlara dökmek isterdim. Geçmişten gelen yaralarınızın ilaçlarını bu yılda bulmanızı umut edip,hergece yeni iş, ya da ilk iş, hayat mücadelesi, kredi kartı halleri,mesafeler gibi fani insani hallerden en az hasarla sıyrılıp yastığınıza öyle basşınızı koymanızı isterdim. Yarınlardan korkmadan , umutlarınızı kaybetmeden , keşkelerin boğazınızda bir düğüm oluşturmadığı hayallerde yada hayatlarda görmek isterdim sizi…

Bir Cuma akşamı hisarda kahvede süper bir sohbetle beraber güneşi batırmanın imkansız olmadığı , şahane şarkılar, filmler, mekanlar, kitapların hayatınıza güsellikler katması , acının vurdumduymazlığa dönüşmeden hayatlarınızdan uzaklaşması dileklerimle/ umutlarıma / hayallerimle…..

Nice güsel senelere biricik dostlarım.


Ustat'da yayınlanma tarihi: 30 Aralık 2008

Hiç yorum yok: