24 Kasım 2008 Pazartesi

"varsın böyle geçsin "



Issız Adam'ı sevmem, filmin şuan böylesine gündemde olmasına sevinmemi sağlamıyor aksine antipati duyuyorum. Ben bir film izledim, sevdim, övdüm benim için aslında konu orda kapandı.


Ama işte kulaktan kulağa herkes birşeyler anlatıyor, yazıyor, birileri ağlıyor, birileri eleştiriyor film gündemden düşmüyor.


Bazen düz yüzeysel bir insan olmak mutluluğun anakaynağı oluyor, hatta bazen bile değil genelde bu böyle oluyor.


Bu yüzden de filmi izlemek, anlayabildiğimi anlamak, beğenmek sonrasında sorgulamamak iyi birşey benim için. Ondan bir film için bu kadar eleştiri çok sıkıcı geliyor, göz ardı ediyorum. Filmin müzikleri duyunca ayağa düştü yaa diye hafif içim burkuluyor, Leblon'un müşteri sayısı % 20 arttığını okuyunca filmden önce gittiğim ve beğenmediğim için ben o kesimde değilim diye rahatlıyorum, filmde ağlamadığım hayatımla filmi bağdaştırmadığım ama buna rağmen fimi sevdiğim için rahatlıyorum.

İşin özü, dün Hıncal Uluç'un filme ilişkin yazısını, olağan herkesin beğendiğini eleştir, yada herkesten önce sen beğenmiş tavrına bürün stratejisinin bir uygulaması olarak algılıyorum. Neden insanlar bir filmi herkesin beğenmek zorunda olmadığını, herkesin algısının farklı olacağını kabul edemiyor birtek bunu idrak edemiyorum.

Cemal Hünal yakışıklı değilken, 1.5 sezondur bir dizide oynarken nasıl bu film sayesinde birden hatunların gözdesi oluyor bunu da idrak edemiyorum.

Ben gittim sevdim, paylaştım ama sanırım bir süre artık Issız Adam duymasam film benim için daha özel olacak:) Siz yinede emek olan Türk filmlerinin hakkını verin bence.

Ps. Çağan Irmak'ın her haftasonu Kanyon'da olmasını, filmin gidişatını birebir takip etmesine yoruyorum ki, buda kendisini her görüşümde gülümsememe sebep oluyor:)


Hiç yorum yok: