18 Kasım 2008 Salı

"ne günahları vardı bu gençlerin?


Devrim Arabaları:



Aslında sırf bu kadar düzgün ve yetenekli adam nasıl bir araya geldi merakından gidilmeli bu filme. Devrim ve hikayesini merak etmesenizde filmin sonunda vay be diyorsunuz, film diye böledir gerçeği belki farklıdır diye de düşünüyorsunuz ama yinede sonuca üzülüyorsunuz.




Kim bilir ne yaşadı insanlar, nasıl umutları çalındı diye...Yönetmene rol paylaşımından ötürü şapka çıkartıyorsunuz, çünkü o kadar büyük adam kolay kolay idare edilmez.




Sonra tabii birde Taner Birsel var. Karizması karakteri için yaratılmış gibi. Acısı, korkular, heyecanı içinize işliyor sanki.




Ve bence birde Selçuk Yöntem var ki, belki uzun süredir dizilerde izlediğim için sadece, filmde birbaşka oluyor ve bence filmin en ders verici sözlerini ediyor" Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz".




ironik olan, filmin akıbetinin de bu sözler gibi olması. Film Mustafa karmaşası, James Bond, Issız adam derken unutuluyor, izleme tercihlerinde 1. planda yer alamıyor.




Oysa keşke herkes izleyebilseydi bu filmi. Bu emeğin farkında olabilseydi herkes. Çekilen zorlukları, nerden nereye gelmişsiz diye tuhaf bir gurur duysaydı. Ve daha da önemlisi Tolga Örnek bu gişeden cesaret alıp, böyle güzel eserler yapmaya devam etseydi.




Ama işte Arog, Osmanlı Cumhuriyeti, Recep İvedik 2, Muro derken bu filme neden gitsin ki insanlar diye düşünüyorum, kendim izledim kendim yazdım satırlarıma son veriyorum.




Tabii filmin en afilli cümlesini de yazmayı unutmuyorum;




"ben senin bildiklerini unuttum oğlum"




Hiç yorum yok: