4 Kasım 2008 Salı

"giderim bugün ha yarın hareket vakti gelince"


İş aleminde ofise çakılı çalışan ve sürekli müşteri muhatabı olmayan insanların cep telefonlarının seslerinin yüksek volume.larda olmasını, telefonu titreşim'e almak kavramından uzak olunmasını ve bu şahısları arayan sanki kıyamet kopuyorcasına da ısrarcı olan insan türlerine ciddi anlamında asabiyet besliyorum. Gün gelip patron olursam, şirketimin Grundbuch'unda ilk kurallarından biri de bu olacak. Ofisin içinde özel telefon sesi açık olmayacaktırrr, nokta.

Sevgililik, sonrada karı kocalık aleminde geçen uzun yıllar sonucunda doğumgünü falan filan hediyelerini beraber alan. Sen seç ben para ödemiş oluyim, böylece hediyeyi beğenmeme durumun olmaz olayına da fevkalade kılım. Yıllarca biri ile çıkıp her sene doğumgünü hediye alınmayabilir bunu anlarım ama emek vermeksizin sadece para vermek, beğendiysen alalım canım demek bana uygun değil.

Ama bunun dışında herkese şunu istiyorum, sen bunu al ben bunu okurum modeli baskılarım vardır onuda kabul etmem lazım.

Çalışma arkadaşlarımdan biri bugün istifa edecek, yerinde olabilmeyi bir istifa mektubunu resim çizmeyi o kadar isterdim ki, darısı başıma diyoruzzz....

Öyleyse son söz olarak diyelim ki, amin, inşallah ve maşallah.

2 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

malumafatrus, sen neredeydin bunca zaman, her yazına yorum yazasım var :)
ofiste telefonun sesini yüksekte tutanlara, üstelik konuşurken de sadece koca ofiste bir kendileri varmış gibi bağırıp çağıranlara sinir oluyorum! bi de iki adım ötelerindeki insanın bile yanına gitmek yerine sesleniyorlar ya!!

malumafatrus dedi ki...

bazı değerli büyüklerimiz ise, bağırmakla yetinmeyip göz kontağı kurmakta ısrar ediyor. Bazen gerçekten; yaştandır belki ama hafızam sizden iyi demek istiyorum bu değerli örneklere, ama bende patron olsam çok feci bişey olurum diye düşünüp sempatik sırıtışımı yüzüme yapıştırıyorum.