12 Kasım 2008 Çarşamba

"falımızda hasret var, ayrılık var demedim mi?"




Onur Baştürk benim gibi popüler kültür meraklıları tarafından çok okunan bir yazar. Seviyorum diyemem ama okuyorum düzenli hallerde.

İlk defa bir yazısını kopyalıyorum ve bununda sebebi Issız Adam. bence kesinlikle çok doğru bir tespitte bulunmuş, filmi Çağan Irmak'tan kopya çekmediyse hopp diye çözüvermiş. Yazının 3 kısmı var, bir kısmını burda yayınlayacağım, diğerini üstat'da, diğer kısmını da merak edenler varsa internete göz atsınlar diyeceğim, gözlerinizden öpeceğim.

"Çocuksu Tepkiler Diyarında"




Ve "Issız Adam"... Yok giden ağlayarak çıkıyormuş filmden, ay bi fena oluyormuş, inanılmaz aşk filmiymiş.Göklere çıkartıldıkça çıkartılıyor. Oysa filme zarar veriyorlar.


O kadar ağlak bir film değil bir kere. İnanılmaz aşk filmi de değil. Hepsi klişe, yüzeyde, filmi anlatmayan tanımlar; geçiniz.


"Issız Adam", sade kahve kıvamında bir erkek yalnızlığı filmi. O kadar (abartmayın kardeşim).

Ağlatıyorsa biraz finalinde, bir-iki yerinde, onun da nedeni var. Kadınlar, erkeğin yalnızlığına ağlıyor. Filmdeki anne ayrı, kırk yılda bir "bağlandığı" sevgilisi terkedildikten sonra ayrı ağlıyor. Ama onların ağlamaları geçiyor, yeni bir hayat kurabiliyorlar. Erkeğin ağlaması geç ve pek fena oluyor, nasıl derler, "Adama koyuyor be kardeşim". Sonuçta şöyle diyebilir miyiz, filmin ana fikri olarak sayın Irmak: Bilinenin aksine, aslında kadınlar yalnız kalmaya dayanamıyor. Yeni bir iş/adam/saç şekliyle filan yollarına devam ediyorlar.

Gel gör ki erkek, aynı model ıssızlıkla devam ediyor yalnızlığına. Değişmiyor, en fazla arada iç geçirip kendine acıyor. Kadın da vaziyeti görünce tabii: Hem gerçek hayatta hem perdede, dayanamayıp ağlıyor.
Ps. kendimde farkındayım abartıyorum filme olan hayranlığımı ama kırk yılda bir oluyor böyle güzellikler, ondan utanmadan çekinmeden söylüyorum "seviyorum uleyn"

4 yorum:

Fery... dedi ki...

izleyesim geldi...

malumafatrus dedi ki...

bence sen zaten filmi sevecek kısımdasın, hatta çok da seversin diye tahmin ediyor, sonuçlarını merak ediyorum.

Adsız dedi ki...

bende filmin "çağan yine ağlatmayı başarmış" şeklinde sığ yorumlarla hatırlanmasına karşıyım..
kendi adıma filmin müziklerini ( ki hayatımda duymadım o şarkıları, evet utanılası belki ama itiraf ediyorum), içinden yaşayıp geçtiğim mekanları, cemal'in ve hatun kişiliğin oyunculuğunu bendim..çok bilindik bir hikayeyi anlatıyordu, evet mutfaktaki haller pek bi ferzan ozpetek kokuyordu veya onlarca soylenebilecek bıdı bıdı..
bence bu gurme hallerden biraz uzak insan şuursuzca kendini filmin akışına bırakmalı, gerekiyorsa da ağlamalı..

iyi seyirler..
fuhrerschein

özkan dedi ki...

ben soğumaya başladım tam tersine her yerde duyunca
konu da açmıyo hiç, zaten ıssız adamım:p