29 Ekim 2008 Çarşamba

"kederli olsa da güseldi çocuklar"




sayın okur,

en son kaldığımız konser de konser, travis de travis diye tutturma kısmından devam ediyorum. İŞ yerimin konser mekanı ile olan yakınlığı münasebeti ile önce emirgana yemeğe gidip, ardından da bir güzel konser mekanına geçtik. benim kocaman çantamdaki çikolata ve elmaya el koymaya çalıştıklarında, ben ezik ezik burda yiyim bari ezikliğime rağmen fuhrerschein sayesinde yırttık ve cikolatam da elmam da bana kaldı.

Zaten bence aklı olan Park ormana ac bilac falan gelmemeli İçecek denilen şey olmasa da olur belki ama o sıraları görünce ben midem kazında bile yemek için beklemem bundan fazlasıyla eminim.

Ben daha başlamaz olaylar diye düşünürken birde ne göreyim, hop diye mor ve ötesi sahneye kendini attı.

haruncuğumuz saçları kazıtmasından mütevellit iyice somalili çocuklara benzemiş, burak güven yine başka dünyadan çalan hallerdeyken, kerem özyeğin de benim için cihanın sahne versiyonu olaraktan az ve öz şarkılarını söylerekten rüzgar gibi gelip geçtiler.

sonra giderken de bizden sonra travis çıkacak diyerekten bizi özellikle de beni pek heyecanlandırdılar.

sonracığıma biraz bekledik, biraz kalabalık oldu, biraz akort yaptılar ve sonra fran çıkageldi. Şimdi ben 12 memories ve the man who albümü alinası olaraktan da ilk 2 şarkılarına pek bir yabancı kaldım ama sonra hop diye sıraladılar biricik şarkılarını.

sözlükte de herkesin dediği gibi, gerçekten çok sempatik ve sevimliler. İskoç aksağanlarına rağmen pek de güzel iletişim kurdular seyirci ilen. Bence acaip de uzun süre sahnede kaldılar. Herkesin beklediği şarkılar söylenemedi tabii, ama ağırlıklı olarak gönüller bir güzel fethedildi. yepyeni şarkılarını da ilk defa bize çınlattılar... atmosfer o kadar rahattı ki, sanki 40 yıldır buralarda sahne alıyorlardı.

why does it always rain on me için hazırlıklı gelen şemsiyeli arkadaşlarımız yağmurun eksikliğini hissetirmediler sağolsun. Bis sonrasında flowers in the window'u söyleme şekilleri bence travis'in neden travis olduğunun kanıtıydı.


closer'i da söylediler sağolsunlar, keşke daha daha devam etseydiler ama buda yettii bize.

çok güzel bir konserdi, haftaya olsa aynı şarkıları söylüyeceklerini de bilsem yine giderim.

sonrasında new model army çıkıcakmış falan pek umursamadan kalabalıklardan kaçarak evime koştum.

Bundan sonrası binboa'ya teşekkür edip, james smith albümü için beklemektir...

öyleyse şimdilik ne diyoruz?

and when i see you then i know it will be next to me and when i need you then i know you will be there with me ill never leave you...


Üstat'da yayınlanma tarihi: 29 Haziran 2008

Hiç yorum yok: