22 Ekim 2008 Çarşamba

"kim ne derse desin aşk için, önce hoş sonra boş gelir"


Bunca yıldır gitmediğim autoshow’a gidiyorsak sebebi araba almak gayemiz değil, sektörsel kaygılarımızdır. Yani bizim çocuklar ne yapmış diye bakaraktan diğerlerini de çekiştirme fırsatı bulurum diye yollara düştüm. Aslında bu acı dolu yolculuğa 4 kişi mahkum kaldık.

Pek tabiî ki günlerden cumartesi olduğu için trafik olacaktı ama Mamma Mia’nın o saatlerde gösteri yapması tahmin ettiğimiz trafiğin üzerine tuz biber ekti. Azıcık burularak Hall’lere attık kendimizi. İlk olarak girdiğimiz Fiat’ın Hall’in de autoshow ve güsel kız ikilisinin neye hizmet ettiğini anladım. Etrafımızdaki yurdum insanının bir kısmı şu kızı da çekiyim derken, bir kısmı da sırf kızla muhabbet olsun diye araba ile ilgili sorular soruyordu. Ve Fiat kızlarının bir kısmı beyaz dapdar kıyafetleri ile de çok ama çok kötüydü.

BMW’nin olduğu hall.de de arabanın yanında, içinde fotoğraf çektirmenin manasızlığına tekrardan tanık oldum. Nasıl vale parkingler bindikleri araba sayesinde kendilerini kral sanıyorlarsa, bu arabalara iki dakika binen kişilerde bu anı dondurarak alamayacaklarından emin oldukları arabanın rüyasına yatıyorlar.

Potansiyel bir araba alıcısı neden gidip fuardan araba alır bilemiyorum ama inşallah bu fuarda en çok bizim arabalar satılır da, o kadar yorgunluk o kadar emek boşa gitmez.

Daha da önemlisi dönüş yolunda çektiğimiz eziyetler, hayy bir daha Autoshow’a gidenin isyanlarımız, üstüne milli maç sebebiyle Karaköy trafiğine çakılmamız hayırlı bir vesileye ermiş olur.

Eğer bu yazıyı okuyan, araba meraklısı bir şahıskişisi iseniz bence hafta içi gidin ve Autoshow’ u görün. Yok illa hafta sonu ziyaret edebilirim diyenlerdenseniz, ben size bizim bayilerin detaylarını veriyim, siz boşu boşuna sakın o eziyeti çekmeyin.

Nihayetinde dünyanın en iyi arabasına da binseniz, uçmadığı sürece huzuru İstanbul trafiğinde bulma şansınız ne yazık ki (deneyimimle sabit) yok.

Bu eziyetten sonra Pazar sabahı kendimi sanata vermek adına Dali sergisine koştum. Güzel güsel kahvaltı edelim sonrada sanata doyalım demiştik ki, yurdumun sürrealizm meraklısı kısmı da koşa koşa Emirgan’ a gittiğinden hevesimiz kaçtı, bir dahaki sefere dedik ki, ama itiraf etmem gerekir ki; bu kalabalıktan ötürü gerçekten baydık.

Nry.a kulak verip, memleketimize gidip de dönmesek mi acaba????


Ustat'da yayınlanma tarihi: 12 Ekim 2008

Hiç yorum yok: