21 Ekim 2008 Salı

"bu evrende bir tozsun, tarih seni unutsun""



Ordan burdan;

* İş aleminde subject'i olmayan mail gönderen herkese deli oluyorum. yemeğe gidelim mi, nasılsın iyi misin için evet belki ama ciddi ciddi talep yaparken ( kaldı ki benim departmanım pek ciddidir) talep, soru, yardım gibi bile olsa başlıksız mail atılmamalı... Son staj yaptığım yerde bunun bir formatı vardı, öle üfürükten tayyare şeyler bile yazılmazdı, o zaman çok abartı gelmişti ama şimdi anlıyorum, askeri düzen olmaksızın bazı kas kafalılar bişey öğretmek mümkün değil.

* Birde acil konular olmadığı sürece birileri ile iletişimimin mail ile olmasını tercih ederken, herkesin zırt pırt beni aramasına bayılıyorum.

* Boleyn kızı'nı kitap bitmeden izledim. Sözlükte bütün yorumları okumuştum, kitapda bitmediğinden bir hayal kırıklığına uğramadım ama kesinlikle çok kısa tutulmuş bir film olduğunu belirtmek de fayda var. birileri 800 sayfa yazıyorsa, kurguyu değiştirmeyi anlarım da, bu kadar üstünkörü anlatmayı anlayamam.


Boleyn kızı'dan mütevellit her gece rüyamda bir kraliyet seramonisi izliyorum. Kitap bitince de devam edersem bu duruma vahim tabii.

* Asıl komik olan Cts gecesi bütün rüyamı peşimdeki kötü adamlardan kaçarken geçirmem. Bu yorgunluğumun neden bilmem Ayşe Arman ile de ilintisi vardı, yani sanki ona yardım ediyordum. Pazar günü bayram değil seyran değil rumelihisarında bir röportaj veya foto çekimi için kendisini karşımda görünce, ak sakallı dede görmüş gibi hissetsem de manasız rüyamın manasız gerçeğinde baktım (biraz uzunca) ve geçtim gittim.

* Rüya görmenin de bir düğmesi olsa, insan bütün gece bu manasızlıklar yüzünden hem uykuda yoruluyor hemde gerçek hayatta...Bilinçaltımın bu isyankar özgürlüğüne bende isyan ediyorum.

* Daha önce söylememiş olabilirim, cnbc-e nin yeni dizinlerinden Gossip Girl ( hala kendisini gençlik dizileri ile oyalama hali) ve Big Bang Theory'yi seviyorum ama o kadar çok kez aynı bölümü izliyorum ki, yeni dizi olduğunu bile unutuyorum.

* TNT de house'u yayınlayacakmış, the guardian'ı da 23.30'a aldılar bu yüzden kendilerine karşı fevkalade sıcak kanlı olsam da ben birşey izlerken hep yayın bozulduğundan kendileri ile frekanssal bir sorun yaşıyorum.

* Colgate hala " anne kötü birşey olabilir " sloganına sahip reklamını yayınlıyor ya, hayebye para akıtmanın ne demek olduğunu da bu sayede anlıyorum.

Sürrealist veyahut realist her halükarda şapşahane haftalar diliyor, herkeşlere umut diliyorum.


Ustat'da yayınlanma tarihi: 13 Ekim 2008



Hiç yorum yok: