30 Ekim 2008 Perşembe

"bir çaresi bulunur diyorlar, yalana bakar mısın?"




Öncelikle altını çizmek gereken iki konu var; Turkcellsever bir insan hiç değilim, Anti-CanDündarcı da bir kişiliğim henüz yok.


Dün vatan gazetesinde okuyanlar görmüştür, başlık aşağı yukarı şöyleydi, Recep'e şu kadar para veriyorlar ama Mustafa'ya bu kadarı çok görüyorlar... vah vah vah...


Türk medyası patronları ve patron şakşakçıları sayesinde yanlı haberlere fevkalade alışığız. Dünkü haber de Vatan'ın Turkcelle'e çakacak bir konu buldum iyi oldu halinin güsel bir örneği mesela. ( Anti-Çukurova timi)


Ama olayı Atatürk'le ilişkilendirmek kadar absürd birşey olamaz. Onlara bakarsak içinde Kemal geçen her organizasyona bütün özel kuruluşlar sponsor olmak için hazırolda bekleyecek.


Ben Mustafa'ya gitmeyi planlıyorum. Kitaptaki kusursuz insanmodelinden bizim gibi insanı anlattığını düşündüğümden görmek istiyorum bu belgeseli.


AMa bu aba altından sopa gösterme hali çok rahatsız ediyor beni. Kar amacı ile çalışan bir şirket, yerine getirmek zorunda olduğu ( şirket imajı) bazı sosyal sorumluluk projelerine destek olabilir, bazıları Tuncay Özilhan gibi gerçekbirsporseverdir ve sponsor olmaz tam bir takım kurdurur falan filan.


Hala ve hala Atatürk üzerinden siyaset yapmak, kirli emellerini bu çıkar çatışmaları üzerinden yürütmek ne kadar acı, inşallah kendi gazetelerindeki birkaç cesur adam Karamehmet ve Doğan'a bunu anlatmayı becerebilir.


ps. Üç vakte kadar Oray Eğin Can Dündar ve bu olaylar ile ilgli bir yazı yazmazsa bende bu işleri hiç bilmiyorum, demedi demeyin.
Ben demiştim edit'i için bakınız:http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=134339,10,6

Hiç yorum yok: