23 Ekim 2008 Perşembe

"bana bitmeyen birşey söyle, söyle sonsuza inanıyım"


Aslında amacım müzikalite ama klasik hedeften sapma durumum söz konusu, bir sözlüke danışıyım istedim, başlıklardan birine bayıldım kaldım, hemen sizede çiziktirmek istedim.

Havadan sudan herşeyi burçlara dayandırmayı sevdiğimden, belirtmekte fayda görüyorum, iş alemlerinden ziyade yazarcı olma isteğimin yüzde 62’si babamdan gelen genlerim ise, geri kalanıda aslan burcu hallerimdendir... Sonuç diye soracaksanız; tembelim, belli düzeyde belli sevme halinde çalışkanım diyebiliriz... Anneme sorsanız bana inek der o ayrı tabii.

Şimdik entry’nin başlığı ; “
calismak insanin degerli vaktini bosa harcamasidir
... Peki katılmamak mümkün mü sayın okur? Sizde akşam eve dönerken, bezmişken, beyniniz amble olmuşken aynı hissiyatlarda değilmisiniz, gerçekten değilseniz tek sorun bende mi, doktora mı gitmek lazım, ilacı var mı bunun, yoksa ince hastalıklardan mı kavrulup gideceğim?

Sonra sözlükteki değerli düşünürler ne demiş birde onlardan araklama yapmak istedim, en çok suskungeveze’ninkini beğendim.


“insanı düşündüren bir söz. niye çalışıyoruz? hayatımızı kazanmak için. çalışırken ne yapıyoruz? hayatımız harcıyoruz. peki ne yapmamız lazım? çalışmamamız ve hayatı yaşamamız lazım. peki faturaları kim ödeyecek? baban mı?”

Ya ben gerçekten bu soruyu babam hariç kısmına kadar kendime soruyorum. Yeni işe başlamış genç taze bir beyin olsam, mevcut mali tablo dengesizliğimi gözardı edelim derimde, 3. yıla girdik artık geçen 27 ayda hirçbirşeyin değişmemesi bir işaret değilde nedir acaba?

Bu kadar psikolojik-geyikten sonra asıl yazı halime, müzik dinleyelim müzik yazalım kısmımıza dönüyorum.

Teoman şarkılarının söylendiği tribute albümünü alalı epey oldu, pek beğenmediğim ilgili yazının bugün yazıldığından anlaşılır kanımca... Pek yapmadığım birşekilde oray eğin.le aynı fikirdeyim bu konuda ve teoman şarkılarının biraz kendine nazır ve erkek şarkıları olduğu için hatun kişileri tarafından etkin ve etkili şekilde söylenemediğini düşünüyorum. Ondan albümden favorites olarak sunacağım şarkılar erkek vokaller tarafından seslendirilenler.

Birincisi bu space.de hakkında pek yorum yapmadığım ama komşu bloglarda pekde olumlu yorumlarımı iliştirmediğim emre aydın versiyonu ile süpriz...Birkere her zaman yaptığım başkasından duyunca daha bir sevme halinden dolayı galiba, şarkının sözlerini bu albüm sayesinde sindirdim...Şarkının her bir mısrası çok sempatik , sempatik diyorum çünkü emre aydın’ın şarkı söyleşi işe o hale gelmiş gibi geliyor bana. Sanki teoman versiyonu daha karamsardı yada ben idraksızmışım diye düşünüyorum.

Favori mısralarım ise nakarattan sonraki;

kulağımda gürültüyle, uyurken televizyon açık kalmış bir ülkenin bodrum katında kirli bir savaş varmış midem bulanıyor, galiba dünya tuttu beni hep unuttu kısmı, tabii bide şarkının ana fikri olarak her güzel şey bitermiş ile sonsuz güzellik yoktur tümevarımı varJ

İkinci şarkımız ise hakkında birçok kez övgülerimi dile getirdiğim Harun Tekin.den. Deli şarkısını da eurovision kulvarı dışında sevdim, beğendim. Ve asıl olan daha çok yüksek volumede dinlediğimiz bir vokalin, bu şarkıyı böle pamuk kıvamında söylemesi, benim hayata dair umutlarımı tazelemesi, yada sebepsiz güzellikleri.

Konu ile ilgili yorumlar için yine sozluke yolum düştü... En sevindiğim şey, ki bence sozluk’unde bu kadar tutulmasının sebebi, “abi bak benim takıldığım şeye takılan kaç insan var “halidir... Ve evet benim neden kavuniçi yerine turuncu diyor ki, orda direk sırıtıyor bu fark diye düşündüğüm değişiklik birçok kişinin kulağına batmış, bu yüzden Sn. Harun Tekin’den veya Sn. Teoman’dan konuya ilişkin açıklama talep ediyorum.

Yazının sonuna bıraktığımdan ötürü, asıl yazı yazma amacım, hayat inancı sağlamlaştırıcım pushing daisies fragmanı ile beraber beatles- i wanna hold your hand – ‘den bende yarattığı etkiyi aktarıcak bir yorum yapamıyacağım. Ama şunu belirtmekte fayda görüyorum, beatles’gillerden toprak altında olanların toprağı bol olsun, yaşayanlara uzun ömür versin ama ben bu şarkıyı bu dizi sayesinde idrak ettim diyebilirim. Yani eskiden de duymuştumdur belki, ama yok yani bu dizi beni kendime getirdi bende 2 gündür hoppidi hoppp, yüksek volumelerde i wanna hold your handddd diyorum, emeği geçenlere selam ediyorum.

Sıkıldım artık yazıma da nokta koyuyorum.

Üstat'da yayınlanma tarihi: 4 Mart 2008

Hiç yorum yok: